Kadınlar ve Çocuklar Adalet Bekliyor
Kadınların ve çocukların yaşam haklarının ellerinden alındığını, suçluların mahkeme
salonlarından iyi hal indirimleriyle ayrıldığını anımsatan Dinçer: “Bu ülkede adaleti
simgeleyen terazinin kefeleri, ne yazık ki bir tarafın ağırlığını artık taşıyamaz hale gelmiştir.
Çocuklarımız istismara uğruyor, istismarın karanlık gölgesinde yaşamaya mahkûm ediliyor,
bu suçu işleyenler ise bir şekilde serbest bırakılıyor. Kadın ve çocukların adalet beklediği bir
ülkede Adalet Akademisi olsa ne olmasa ne?” dedi.
Adalet Akademisi, İktidarın Tabelasıdır
Dinçer şöyle devam etti: “Yerel seçimlerde halkın oylarıyla seçilen belediye başkanları, şafak
operasyonlarıyla gözaltına alınıyor, vatandaşa hizmet etme hakkı elinden alınıyor. Gezi’de
barışçıl protestolara katılan insanlar, delilsiz ve hukuksuz bir şekilde cezalandırılmaktadır. Bu
akademide kim adaleti öğretecek? Mahkemelerde kadın katillerine indirim uygulayanlar mı,
seçilmiş belediye başkanlarını gece yarısı operasyonlarıyla tutuklayanlar mı, Mustafa Kemal
Atatürk'e ve laik demokratik cumhuriyete sahip çıkan teğmenleri ihraç edenler mi yoksa
barışçıl protestolara katılan gençleri terörist ilan edenler mi? Daha bu ülkede Anayasa
Mahkemesi kararına rağmen, halkın oylarıyla seçilen Hatay Milletvekili Can Atalay’ın
kazanılmış hakları verilmedi! Bolu Kartalkaya’da kaybettiğimiz vatandaşlarımızın acısı halen
yüreklerimizi acıtırken, sorumlular koltuklarında oturmaya devam ediyor.”
Adalet Tabeladan İbaret Olmayacak
“Doğruları yazdığı için katledilen Uğur Mumcu için, halktan yana tavır alarak; işçinin,
emekçinin hakkını savunan Can Atalay için, 6 Şubat Depremi’nde, Kartalkaya’da ihmaller
sonucu yitirdiklerimiz için, katledilen kadınlar ve çocuklar için bu mücadeleyi kararlılıkla
sürdüreceğiz. Adalet sadece bir tabeladan ibaret olmayacak, halkın vicdanında yer bulacak.
Adalet, herkesin eşit bir şekilde nefes alabileceği bir sistemin temel taşı olacak. Tarih, bu
ülkenin adalet mücadelesinde kimin nerede durduğunu unutmayacak!”